Seyahatin Geleceği: Peer-to-Peer Traveling

Dünyada son dönemde seyahat anlayışı çok değişti. Bizim gibi tecrübeli gezginler artık Peer-to-Peer Traveling'in nimetlerinden sonuna kadar yararlanıyor. Gelin siz de bu trend'e ayak uydurun.

Paylaşım Ekonomisi’nden haberi olmayan var mı? Tüketim çılgınlığının tüm dünyayı büyük bir çıkmaza sürüklemesiyle birlikte yeni milenyumda insanlık çareyi tüketmek yerine paylaşmakta buluyor. 2007 yılında Annie Leonard’ın tüm dünyayı etkileyen Story of Stuff videosuyla iyice ete kemiğe bürünen paylaşım ekonomisi, tabii ki seyahat anlayışımızı da yakından etkiledi *.

Tale ailesi olarak her zaman en yeninin, en çağdaşın peşinden koşmak bizim en çok önem verdiğimiz şeylerden biri. Sizlere ne sunuyorsak hep bu vizyonla ortaya çıktığına emin olabilirsiniz. Bu amaçla da yeni trendleri sürekli takip edip kendimizi hep güncel tutuyoruz.

Seyahatle ilgili son gelişmeleri takip etmenin en iyi yöntemlerinden biri, dünyanın en büyük turizm fuarlarından biri olan World Travel Market (WTM)’de sektörün ileri gelenlerinin seminerlerini dinlemek. Şu anda bu yazıyı da her sene olduğu gibi bu sene de WTM’e katılmak için geldiğimiz Londra’nın ünlü British Library’sindeki “paylaşımlı çalışma ortamı”ndan yazıyoruz, yaşasın paylaşma kültürü!

Peki paylaşım ekonomisi, bizim gibi kendi başına seyahat eden tecrübeli gezginler için ne anlam ifade ediyor? Birçok şey! Seyahatlerimizin temel bileşenlerini oluşturan dört cephede de (konaklama, ulaşım, yeme-içme, ve etkinlikler) kişiler arası paylaşım büyük bir patlama yapmış durumda. Uluslararası camiada Peer-to-peer Traveling olarak adlandırılan bu yeni nesil seyahat anlayışı bizi nasıl etkiliyor gelin bir yakından bakalım.

1. Konaklama Paylaşımı

Son beş yıldır, dünyanın en güçlü otellerinin bile uykusunu kaçıran birşey var, ev paylaşımı! Tüm dünyada büyük bir ‘anti-otel akımı' başlamış durumda ve AirBnb ile Couchsurfing de bunun bir numaralı mimarı olarak görülüyor. Artık birçok gezgin, büyük paralar harcayıp otellerde kalmak yerine, çok daha makul ücretlere, başkalarının evinde kalmayı tercih ediyor. Hem daha samimi bir ev deneyimi yaşıyor, hem yemeğini evinde yapma imkanına kavuşuyor, hem de ev sahibiyle kaynaşıp yerel hayatı deneyimleme şansı buluyor. 

2. Ulaşım Paylaşımı

Almanlar bu işi aslında MitfahrGelegenheit ile yıllardır yapıyordu ama son yıllarda araç paylaşımı büyük bir patlama yaşadı. Seyahatleriniz sırasında özellikle bir şehirden diğerine gidecekseniz artık eskisi gibi araba kiralamıyor ya da otobüse/uçağa binmiyorsunuz. Çok daha düşük maliyetlere araç paylaşımı yapıyor, hem de kendinize bir yerel yol arkadaşı bulup yolda muhabbetin belini kırma şansı yakalıyorsunuz! Bu alanda, Türkiye’de de faaliyet göstermeye başlayan BlaBlaCar başı çekerken Uber ve GetAround da sıklıkla kullanılıyor.

3. Yeme İçme Paylaşımı

Restoranlara tonlarca para kaptırmak mı? Asla! Artık yeni moda, seyahatleriniz sırasında başkalarının evlerine misafir olup belirli bir ücret karşılığı onların hazırladığı leziz, sağlıklı ve daha ucuz yemeklerin tadını çıkarmak. Burada da yine bir taşla üç kuş vuruluyor: hem bir ev ortamı görmüş oluyorsunuz, hem yeni arkadaşlar ediniyorsunuz, hem de tüm bunları restorana göre daha az para harcayarak yapıyorsunuz. Bu işin önderliğini de şu anda EatWith ve BookALocal siteleri yapsa da benzer deneyimler AirBnb ve CouchSurfing’de de yaşanabilir.

4. Etkinlik Paylaşımı

Bir seyahati seyahat yapan son parça ise orada yaptığımız etkinlikler. Peer-to-peer Traveling’de tabii ki artık etkinliklerimizi de gittiğimiz yerdeki firmalardan değil, doğrudan orada yaşayan yerel insanlardan temin ediyoruz! Sokak yürüyüşlerinden alışveriş turlarına, gece hayatı ziyaretlerinden bisikletli gezilere birçok etkinlik, orada yaşayan insanlar üzerinden sağlanabiliyor artık. Bunu yapabileceğiniz en önemli siteler ise Viator, Vayable, GetYourGuide, ve UrbanAdventures.


Bana Ne Faydası Var?

Gördüğünüz gibi artık seyahatlerinizin sırasında yaptığınız herşeyi, paylaşım ekonomisi kapsamında, firmalardan değil, orada yaşayan insanlardan satın alabiliyorsunuz. Peki bunun size ne faydası olacak?

  • DÜŞÜK MALİYET: Seyahat maliyetlerinizi kısmen düşürme olanağına kavuşuyorsunuz.
  • YEREL İNSANLA TEMAS: Gittiğiniz yerlerde yerel insanlarla kaynaşma fırsatı buluyor, yerel kültürü daha yakından tanıma şansına sahip oluyorsunuz.
  • PAYLAŞMA DUYGUSU: Paylaşım ekonomisinin temelinde yatan şey, insanlar 'sistemin bir parçası' olmadığını hissediyor, paylaştıkça mutlu oluyor.
  • BOL SEÇENEK: Firmaların sunduğundan daha geniş bir seçenek yelpazesine kavuşuyor, tam gönlünüze uygun hizmeti bulma şansı yakalıyorsunuz.

Yanetkileri Nedir?

Tabii ki hayatta herşeyin olduğu gibi Peer-to-peer Traveling’in de eksileri var, hem de hiç azımsanmayacak ölçüde:

  • RİSK: Aracı firmalar (AirBnb, Uber, EatWith, vs.) her ne kadar güvenilir platformlar sunsalar da günün sonunda hizmeti bir şahıstan alıyorsunuz. Ve her zaman işlerin beklediğiniz gibi gitmeme ihtimaliyle karşı karşıyasınız.
  • BAŞKALARININ DEĞERLENDİRMESİ: Satın aldığınız hizmeti, başkalarının puanlandırma ve değerlendirmelerine göre seçiyorsunuz. Ama çoğu durumda bu başkaları sizin gibi düşünen, size benzeyen insanlar olmadığı için onların beğendiği şeyi siz beğenmeyebiliyorsunuz.
  • ZORUNLU SOSYALLEŞME: Farkındaysanız tüm bu paylaşımlar için illa bir sosyalleşme gerekiyor. Yani bir oteldeki gibi odama çekilirim kafamı dinlerimden ziyade, ev sahibiyle bir hoşbeş etme durumu var. Ya da kendi arabanızı dilediğiniz gibi sürmek varken, araç sahibine tabi olma durumu. Hepimiz her an bu kadar sosyalleşmeye hazır mıyız?
  • DÜŞÜK KALİTE: Aracı firmalar ne kadar seçici olsalar da, her ne kadar değerlendirme/puanlandırma sistemleri koysalar da, bu platformlara genelde her türlü insan geliyor ve büyük bir kalabalık oluşturuyor. Gönlünüze göre, düzgün kalitede birşey bulmak çok zor olabiliyor.
  • ZAMAN KAYBI: Maliyetleri üç kuruş düşüreceğim derken, hem işin planlama/seçme kısmında, hem de seyahat/uygulama sırasında ciddi vakit kayıpları yaşayabilirsiniz.
  • KENDİ KÜLTÜRÜNÜ BİLMEME: Yerel insanlar bile çoğu zaman kendi kültürlerinin farklı yanlarını idrak edemez, ve dolayısıyla size bunu doğru aktaramaz. Ancak belirli bir vizyona sahip kişilerde bu özellik vardır ve maalesef bu sitelerde bu tarz insanların sayısı çok az.

Tale Bunun Neresinde?

Bize soruyorlar, siz bu gelişmelerden korkmuyor musunuz? Tam tersine, biz bu gelişmeleri kucaklıyor, iyi yanlarından yararlanıp kötü yanlarından sakınıyoruz. Zaten yıllarca bu sistemlerin hepsini kullandıktan sonra Tale'i kurduk. Yani bu sistemler bizim rakibimiz değil, tamamlayıcımız durumunda.

Tale’in misyonu dünya kültürünü size unutulmaz deneyimlerle tanıtmak ve sizin buna en rahat şekilde ulaşmanızı sağlamak. Biz her zaman kültürü ön plana çıkarıyoruz, sadece kültürel deneyimlerle ilgileniyoruz.

Ve bunu yaparken hep şu iki felsefeyle hareket ediyoruz:

  1. Sizin kendi başınıza yaptığınız bir şeyden daha iyisini sunamıyorsak, size o alanda hizmet vermeyiz. Örneğin hangi müzeye gideceğinizi siz zaten çok daha iyi bilirsiniz. Biz size bu konuda ahkam kesecek değiliz.
  2. Kendimiz deneyip seçip onaylamadığımız hiçbir şeyi size sunmayız. Tanımadığınız ve size benzemeyen insanların değil, tam sizin gibi düşünen Tale'in seçtiği hizmetleri alırsınız.

Yukarıdaki dört konuda ise şu şekilde davranıyoruz:

  • ESNEK KONAKLAMA: Konaklamada biz size önerilerde (en iyi lokasyon, en uygun otel, vs.) bulunur, yardım eder, gerisini size bırakırız. İsterseniz AirBnb, Couchsurfing vs. yapabilirsiniz.
  • EKONOMİK ULAŞIM: Ulaşımda çoğu zaman kendi araçlarımızı kullanarak zaten maliyeti çok düşük tutarız. Başkalarının araçlarında sürünmenize gerek kalmaz.
  • HER YÖNÜYLE YEMEK: Yeme içme konusunda çoğu gezimize kendimiz deneyip seçip tadına bakıp onayladığımız harika lezzetler koyarız. Biz size sadece yemek yedirmeyiz, yemeğin üretimini, hazırlanmasını, yeme adabını her yönüyle tanıtırız. Ayrıca akşamları serbest kaldığınızda EatWith’le bir ev ziyareti yapmakta yine özgürsünüz.
  • UNUTULMAZ ETKİNLİKLER: Etkinlikler ise bizim uzmanlık alanımız; biz sadece kültürel etkinliklerle ilgilenir ve asla hiç kimsenin yapmadığı, rüya gibi deneyimleri bir araya getirip bir film senaryosu içinde size sunarız. Etkinlik sitelerinde günlerinizi gecelerini harcayıp günün sonunda oranın kültürünü size tanıtamayan bir hizmetle karşılaşmanıza içimiz el vermez.

Kısacası biz sizin şöyle düşünmenizi istiyoruz ‘Tale yapmışsa benim artık hiçbir şey düşünmeme gerek yok, o zaten benim için en iyisini düşünmüştür’. Bilin ki gittiğiniz yerin kültürünü tanımak için Tale’den daha iyi, daha rahat bir çözüm olamaz. Diğer konularda ise bu tamamlayıcı hizmetleri sonuna kadar destekleriz.

Paylaşım ekonomisi ve onun seyahat alanındaki yansıması Peer-to-Peer Travel geleceği şekillendirecek gibi duruyor. Tale olarak biz bu gelişmeleri kucaklıyor, onların iyi yanlarından yararlanıyor, sizi de paylaşım ekonomisini paylaşmaya davet ediyoruz.


* Konuyla ilgili daha çok şey merak ediyorsanız özellikle Sellsumer trendini incelemenizi öneriyoruz. Ayrıca Webrazzi’de Paylaşım Ekonomisi’yle ilgili son gelişmeleri takip edebilirsiniz. Özellikle seyahat konusundaki paylaşımlar için TravlPeer Blog’u tam bir hazine.

Şu yazımız da ilginizi çekebilir
Siz Utanmadan Kendinizi Misafirperver Filan Mı Zannediyordunuz?

Kendinizi misafirperver sanıyorsunuz değil mi? Hiç de değilsiniz! Hatta misafirperverlik konusunda o kadar sıradansınız ki dünyanın üçte birinden daha betersiniz. Oturun, sıfır! Diye buyurmuş öncü işadamlarımız.