Sizin Gibi Sultanlara Layık Uçan Hereke Halısı

Bir zamanlar namı tüm dünyayı sarmış, sultanlara layık o muhteşem Hereke halılarının yürek burkan masalını dinlemek ister misiniz?

Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde çok uzak diyarlarda Abdülhamid adında bir sultan, sarayını dünyanın en kıymetli halılarıyla kaplamayı kafaya koymuş. Bu halı öyle bir halı ki, tamamen saf ipekten dokunmalı, aralara altın ve gümüş iplikler serpiştirilmeli, her santimine yüz düğüm atılarak oluşturulan desenleri öyle eşsiz olmalı ki hem Batı’nın hem Doğu’nun muazzam bir harmanı olmalıymış. Vermiş fermanı sultan ve ülkenin, hatta dünyanın dört bir yanından ustalar hummalı çalışmalara başlamış.

Dünyanın En Kıymetli El Dokuma Halısı

Ülkenin en kaliteli saf ipeklerinin bulunduğu bölgeye yakın, Hereke diye bir yeri mesken tutmuşlar kendilerine. Burada günlerce, aylarca çalışıp sonunda öyle muhteşem halılar dokumuşlar ki, dünyanın dört bir yanından bu halıların namını duyan sultanlar meraklarından çatlayıp hemen soluğu Abdülhamid’in yanında almışlar. Adını Dolmabahçe koyduğu sarayını tepeden tırnağa Hereke halılarıyla kaplayan sultanımız da kendisini ziyarete gelen tüm bu sultanlara böbürlene böbürlene bu halılardan hediye eder olmuş.

obama-merkel-hali.jpg

Tüm Devlet Büyüklerine Hediye

Zaman içerisinde bu hediye işi öyle büyük bir adet haline gelmiş ki, sultanımız Abdülhamid öldükten sonra bile onlarca yıl devam etmiş, dünyanın bir ucundaki Obama denen siyahi sultandan, diğer ucundaki Merkel denen hanım sultana kadar hep bu eşsiz Hereke halılarından hediye edilmiş. Artık tüm dünya bu halıların peşinde koşuyormuş.

Geleneksel İpek Üretimi Ölüyor

Ancak Abdülhamid’den sonraki sultanlar bu kıymetli halılara gereken özeni hiç de göstermemiş. Hereke bölgesindeki ustaların yalvarışlarına, “Sultanım bize teşvik verin, ipekçileri öldürmeyin” yakarışlarına rağmen sultan “Bu ipekler pek pahalı. Çin denen uzak diyarlardan ucuz ipekler geliyor, bundan sonra Hereke halıları bu ipliklerle dokunula” diye ferman verince o canım ipekçiler gözleri yaşlı bir bir mesleği bırakmak zorunda kalmış.

Çin’de Sahte Hereke Bölgesi

Bu kadarla da kalmamış. Gel zaman git zaman Hereke’ye ucuz ipek getiren o çekik gözlü, kısa boylu, soluk yüzlü, uyanık mı uyanık Çinli tüccarlar, bu halıların nasıl dokunduğunu da öğrenmesin mi? Kalkmışlar bir de utanmadan kendi diyarlarında bir bölgeye Hereke adını koymuşlar, ipek değil plastik ipliklerle, elde değil makinede dokudukları o sahte halıları tüm dünyaya gerçek Hereke diye satmaya başlamışlar.

Hereke’nin Mutsuz Sonu

Rivayete göre de bu işte öyle ustalaşmışlar ki, bugün en bilge halıcılar bile bu sahte halıları o canım Hereke halılarından ayırmakta zorlanır hale gelmiş. Böylece Abdülhamid’in torunlarının diyarında güzelim Hereke halıları yok olmaya yüz tutmuş, bir zamanlar hediye almak için can atan o sultanların hepsi saraylarına Çin işi o sahte Herekelerden alır olmuş. Bu işten çok zengin olan Çinliler kahkahalarla gülüp keyif sürerken, bir zamanlar tüm dünyaya halılarını gönderen Hereke halkı ise üzüntülere boğulmuş.

Masalımızın böyle hüzünlü bitmesini biz de istemezdik ama ne yazık ki durum böyle. Ülkemizin geleneksel değerlerine sahip çıkmak hepimizin görevi. Gelin bu masalın devamını hep birlikte yazalım, Hereke halılarımızı layık oldukları mutlu sona kavuşturalım.

 
Şu yazımız da ilginizi çekebilir
Dünyada En İyi Pazarlığı Kim Yapar?

Biz Türkler için çok doğal bir davranış olan pazarlığın bir tek Türkiye’de yapılmadığını hepimiz biliriz. Ama hiç merak ettiniz mi, dünyada en iyi pazarlık yapan kim?