Şehir Notları Röportajı

Şehir Notları Nedir?

Felsefesi bizimkine çok yakın, yerel kültürün peşinde koşan bir platform Şehir Notları. İki kişilik dev kadroyla, işlerini aşkla yapan, amatör ruhlarını kaybetmeden çok profesyonel işler çıkartan güzel insanlar. Biz onları seviyoruz, sizin de seveceğinizi düşünüyoruz.

Şehir Notları tam olarak nedir? Ne yapar? Onlarca seyahat blogundan ne farkı var?

Şehir Notları, “tadımlık şehir keşifleri” mottosuyla, insanlarla lokal gezi deneyimlerini paylaşan bir blog. Amacı bir yeri turist gibi değil, oranın yerlisi gibi gezmek ve öğrenmek. Ve deneyimlerini de bu çizgide aktarmak.

Burası kişisel bir blog’tan ziyade bir platform aslında. İki kişilik ana kadromuz var. Ama çevremizde bize yazı yazmak isteyen gönüllü yazarlarımız da var. Zaman zaman blog’ta konuk yazarlar da ağırlıyoruz. Yazılarımız kişisel deneyimleri anlatan hikayelerden ziyade, önerileri kısa notlar halinde aktarma fikrinden yola çıkıyor. #şehirnotları hashtag’ini de bu sebeple tüm paylaşımlarımızda kullanıyoruz. Önerilerimizi bu hashtag altında toplamayı seviyoruz.

Şehir Notları olarak bir platform olmanın ötesinde, kurumsal anlaşmalar da yapıyoruz. Çeşitli markalara içerik, sosyal medya ve dijital iletişim danışmanlığı konusunda da hizmet sunuyoruz.

Şehir Notları Saray

Sadece büyük şehirleri mi ele alıyorsunuz, yoksa kasabalar, köyler de ilgi alanınıza giriyor mu?

Hikayesi olan her yer bizim ilgi alanımız diyebiliriz. Yalnızca büyük şehirlerde gezmiyoruz tabi ki. Lokal deneyim aktarabileceğimiz her yere gidiyoruz. Örneğin en son Gezginin Ayak İzleri ve Trakya Kalkınma Ajansı’nın birlikte düzenlediği bir geziye katıldık. Trakya Bölgesi’nde birçok il ve ilçeyi gezdik. Yalnızca Edirne’yi Tekirdağ’ı değil, Kıyıköy’ü, Erikli’yi de gördük ve takipçilerimizle paylaştık.

Peki nereden çıktı Şehir Notları fikri? Yani neden böyle bir şeye soyundunuz?

Ben uzun zamandır dışarıdan çeşitli dergilere, internet sitelerine seyahat ve yeme-içme üzerine yazılar yazıyordum. Fakat bu birbirinden bağımsız kanallardaki yazılarımı bir çatıda toparlayamamıştım. Sonrasında yazılarımı tek bir blog üzerinden mi yayınlasam acaba diye düşünürken, burayı birçok kişinin faydalanabileceği bir öneri platformuna dönüştürme fikri geldi aklıma. İsmi de herkesin aşina olduğu kelimelerden yola çıkan, akılda kalıcı bir şey olmalıydı. Şansıma “Şehir Notları” isminin kimse tarafından alınmadığını fark ettim ve çalışmalara başladım.

Şehir Notları kartı

Paylaştığınız fotoğraflardaki o tatlı minik Şehir Notları kartının hikayesi ne?

Oradaki çıkış noktası, Şehir Notları fotoğraflarında blog’a ait bir alametifarika yaratmaktı. O fotoğrafı herhangi bir yerde gören biri bize ait olduğunu nasıl anlayabilir diye düşünürken, ortaya özel bir kompozisyon yaratma fikri çıktı. Çeşitli yollar denedik ve en sonunda da, aynı zamanda kartvizitimiz olarak da kullandığımız bu kartları fotoğrafların bir parçası haline getirmeye karar verdik.

Bir yere gittiğinizde oranın yerel kültürünü daha yakından tanımak için ne yapıyorsunuz?

Önce çevremizde orayı bilen, daha önce gitmiş yaşamış birileri var mı diye araştırıyoruz. Hatta mümkünse, orada yaşayan birisiyle birlikte gitmeye çalışıyoruz. Ya da onun birebir önerilerini alıyoruz. Gitmeden önce çok fazla araştırma yapıyor, kendimize ödev hazırlar gibi yapılması gerekenler listeleri hazırlıyoruz.

Bir de gittiğimiz yeri en iyi sokakta tanıyabileceğimizi düşünüyoruz. Bol bol sokaklarında yürüyor, oradaki insanlarla iletişim kuruyor ve sık sık gözlem yapıyoruz.
Şehir Notları Lizbon

Tüm bunları yapmanıza rağmen, turistik şeylerden sıyrılıp yerel kültürün derinliklerine ne kadar inebiliyorsunuz?

Bu tamamen orada geçirdiğimiz zamana bağlı. Yerel kültürü keşfetmek için, önce o şehri yaşamak lazım. Biz gittiğimizde 2-3 günü zaten şehri genel hatlarıyla tanımak için harcıyoruz. Sonrasında ise ekstra deneyimlere zaman kalıyor. Eğer şanslıysak ve yanımızda bize eşlik edecek birini bulduysak, gittiğimiz ilk günden itibaren en lokal restoranlarda yemek yiyebiliyor, şehrin kültürünü daha iyi anlayabileceğimiz mahallelerde gezebiliyor, herkesin bilmediği detaylara ulaşabiliyoruz. Ama kendi çabamızla bunları keşfetmek biraz daha fazla zamanımızı alıyor.

Peki tale’in deneyim odaklı seyahat anlayışı konseptini nasıl buluyorsunuz?

Tale, seyahate farklı bir anlayışla yaklaşıyor aslında. Bildiğimiz tur programlarından, rehberli gezilerden bir adım ötesini arayanlar için çok iyi bir seçenek. Hatta belki de tek seçenek olabilir. Bizim sunduğumuz içeriklerle de bir noktada benzerlik sunduğunu söylemek mümkün. Biz ne kadar turistik gezi anlayışından uzak durmaya çalışıyorsak, Tale de hazırladığı programlarda yerel deneyimleri yaşatmayı amaçlıyor. Sıradan rehberli gezilerden sıkılanlar ya da belirli bölgeleri bu tarz gezilerle zaten görmüş olanlar için harika bir alternatif bizce.

Şehir Notları Deniz

Yaptığınız seyahatlerde başınıza gelen en komik olay neydi?

Çok spesifik komik olaylardan ziyade talihsiz olaylar geliyor genellikle başımıza. Örneğin mutlaka bir hastalık atlatıyoruz. Hayatında hiç faranjit olmamış biri olarak, Barselona’da sürekli içeride klima, dışarıda sıcak hava dengesizliği sonucu kendimi hastanenin acil servisinde bulmuşluğum bile var.

Son soru, Şehir Notları için en büyük hayaliniz ne?

Şu anda yarı zamanlı gezginleriz. Günlük hayatta mevcut işlerimizi sürdürüyor, bulduğumuz her fırsatta da yolculuğa çıkıyoruz. Gelecekte ise tam zamanlı gezginler olmayı ve tek işimizin Şehir Notları olmasını hayal ediyoruz. Bu amaçla da Şehir Notları’nın kurumsal işbirliklerini arttırıp, daha fazla projeye dahil olmak için çalışıyoruz.  

 
Şu yazımız da ilginizi çekebilir
Kerimcan Akduman Röportajı

Çocukluğundan beri dünyanın dört bir yanını gezmiş süper gezgin Kerimcan Akduman'la sıcak bir röportaj yaptık.