Ben Daha İyisini Yaparım Diyenlerden Misiniz?

Birilerinin güzel bir şey yaptığını gördüğünüzde aklınıza ilk gelen şey “ben bunun daha iyisini yaparım” mı oluyor? O zaman yalnız değilsiniz!

Çok sevdiğimiz bir gezgin dostumuzla geçenlerde sohbet ediyorduk. Sosyal medyada paylaştığı fotoğraflara sıklıkla şu tarz yorumlar geliyormuş:

  • Ben oralara elli kere gittim!
  • Orada bilmem neresi var, sen esas onu gördün mü?
  • Ohoo, sen daha yeni mi gidiyorsun oralara?
  • Sen şimdi bulamazsın, orada bizim bir bilmem kim abi var...

Milletçe ne kadar da seviyoruz böbürlenmeyi değil mi? Her şeyin en iyisini ben bilirim, ben daha iyisini yaparım, en güzel fotoğrafı ben çekerim!

Dünyanın peşinden koştuğu milli futbolcu gol kaçırır, hemen yapıştırırız: Ben çıksam daha iyi oynarım! Ömrünü sanata adamış heykeltıraş yeni bir eser sunar, anında suratı ekşitiriz: Ay bunu ben de yaparım! Başarılı bir girişimci güzel bir fikri hayata geçirir, şırak laf hazır: Hahayt, ben onu beş yıl evvel düşünmüştüm!

Biz Beceremedik, Helal Olsun Size!

Biz Beceremedik

Biz de Tale’de çok çekiyoruz bu kafa yapısından. Üzerinde aylarca çalışıp hazırladığımız programlara bakıp bir çırpıda “Amaan, aynısını ben de yaparım” diyen pek çok insan oluyor. Keşke gerçekten yapsanız da biz de sizinle gezsek!

İşte Tale tam da bu sebepten, ihtiyaçtan doğdu. Onbeş yıl içinde—sizden çok olmasın—dünyanın pek çok yerini gezmemize, gittiğimiz yerlerde sürekli yerel halkın evlerinde kalıp oranın kültürünü yakından tanımak için elimizden geleni yapmamıza rağmen bunu tam olarak başaramıyor, kültürün derinliklerine, turistik şeylerin ötesine çok da fazla geçemiyorduk. Neden mi?

  1. Zaman çok kısıtlı. Seyahat öncesinde ne kadar çalışırsan çalış o kadar kısa sürede ancak temel bilgilere ulaşabiliyorsun.
  2. Ulaşabildiğin yerel insanların vizyonları ne kadarsa sen de onunla sınırlısın. Ve dünyada hiçbir insan her konunun uzmanı olamaz.
  3. Bir şekilde doğru adresleri/kişileri bulsan da onlara ulaşmak, o kapıları açtırmak çoğu zaman imkansız oluyor.

Bunun Aynısını Ben De Yaparım!

Portekiz Lizbon Fado

İsterseniz bir tane örnek yapalım. Lizbon’a gittiniz ve Portekiz kültürünün olmazsa olmazlarından Fado’yla ilgili turistik şeylerin ötesinde gerçek bir deneyim yaşamak istiyorsunuz. Örneğin ünlü bir Fado sanatçısıyla tanışsanız, o size doğup büyüdüğü mahalleyi gezdirse, sizi müzisyen arkadaşlarıyla tanıştırsa ve sadece Portekizlilerin bildiği salaş bir meyhanede vereceği konserde sizi en ön masada krallar gibi ağırlasa nasıl olur? Güzel olur değil mi?

Peki böyle bir şeyi kendi başınıza örgütleyebilir misiniz? O ünlü sanatçı arkadaşınız değilse biraz zor. Peki beş günlük bir program içinde bunun gibi on farklı deneyim örgütleme olasılığınız nedir? Sıfıra yakın. Çünkü, tüm bunlar çok ciddi organizasyon ve emek gerektiren işler. Siz de aylarca çalışıp bölgeyi defalarca ziyaret edip orada tek tek bu bağlantıları kurarsanız, başaracağınıza eminiz. Hatta bunu yaparsanız bize de haber verin, dükkanı kapatıp sizin gezilere gelelim.

Ama “ben atlar giderim Lizbon’a, orada da bunun aynısını yaparım” dediniz mi bizim size söyleyebileceğimiz her şeyi MFÖ 1985 yılında söylemiş zaten, buyrun buradan dinleyin:  

 
Şu yazımız da ilginizi çekebilir
Tecrübeli Gezgin Olduğunuzun 10 Alameti

Gezmeyi çok seviyorsunuz, yıllardır geziyorsunuz ve sosyal medyada paylaştığınız gezi fotoğraflarıyla eşe dosta hava atmaya bayılıyorsunuz. Peki gerçekten ne kadar bilinçli seyahat ediyorsunuz, hiç düşündünüz mü?